

Türkiye’deki süs bitkileri üreticileri, iklim değişikliğinin etkileri ve artan su kıtlığı karşısında peyzaj sektörünün geleceğini güvence altına almak amacıyla stratejik bir talepte bulundu: Kurakçıl peyzaj projelerinde ‘sözleşmeli üretim modeli’nin uygulanması. Bu yenilikçi model, özellikle belediyeler, toplu konut idareleri ve büyük ölçekli kamu/özel projeler için, suya dayanıklı, yerel iklime uyumlu ve az su tüketen süs bitkilerinin tedarikini sağlamayı hedefliyor.
Üreticiler, mevcut koşullarda kurakçıl bitki çeşitlerine yönelik Ar-Ge ve üretim yatırımı yapmanın, talep belirsizliği nedeniyle yüksek risk taşıdığını belirtiyor. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde, peyzaj projelerini üstlenen kurumlar, ihtiyaç duydukları bitki türlerini ve miktarlarını önceden belirleyerek üreticilerle anlaşma yapacak. Bu durum, üreticilere belirli bir pazar garantisi sunarak, üretim planlamalarını daha verimli yapmalarına, yeni nesil kurakçıl bitki türlerine yatırım yapmalarına ve böylece sektörü sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalarına olanak tanıyacak.
Modelin faydaları sadece üreticilerle sınırlı kalmıyor. Belediyeler ve peyzaj mimarları, projeleri için gerekli olan suya dayanıklı bitkileri zamanında, istenilen kalitede ve uygun maliyetle temin edebilecek. Bu sayede şehirlerin yeşil alanları, iklim krizine karşı daha dirençli hale gelecek, su tüketimi önemli ölçüde azalacak ve bakım maliyetlerinde tasarruf sağlanacak. Uzun vadede, sözleşmeli üretim modeli, ülke genelinde su kaynaklarının daha etkin kullanılmasına, ekolojik çeşitliliğin korunmasına ve kentlerin ‘yeşil dönüşüm’ hedeflerine ulaşmasına büyük katkı sunacak. Sektör temsilcileri, bu iş birliği modelinin hayata geçirilmesi için ilgili kamu kurumlarından ve yerel yönetimlerden destek beklediklerini ifade ediyorlar.


