

Hatay yeniden inşa sürecinde inşaat sektöründe finansman baskısı Temmuz 2026 verileriyle yeniden öne çıktı. TÜİK’in açıkladığı göstergeler, krediye erişim ve nakit akışı sorunlarının işletmeleri daha fazla etkilediğini ortaya koydu.
Temmuz ayında inşaat sektöründe faaliyet gösteren girişimlerin yüzde 68,5’i faaliyetlerini kısıtlayan bir unsur bulunmadığını bildirdi. Bu oran haziranda yüzde 74,8 seviyesindeydi. Bir ayda 6,3 puanlık düşüş yaşandı.
Finansman sorununun faaliyetlerini sınırladığını söyleyen girişimlerin oranı ise hazirandaki yüzde 19,3 seviyesinden temmuzda yüzde 25,4’e yükseldi. Veriler, sektör içinde krediye erişim, işletme sermayesi ve nakit akışının yeniden belirleyici hale geldiğini gösterdi.
İnşaatta ikinci sıradaki engel talep yetersizliği oldu
Temmuz 2026 döneminde inşaat sektörünü sınırlayan ikinci önemli faktör yüzde 12,4 ile talep yetersizliği olarak kayda geçti. İşgücü eksikliğini sorun sayan girişimlerin oranı yüzde 3,9, malzeme veya ekipman eksikliği yaşayanların oranı yüzde 2 oldu.
Hava şartlarından etkilendiğini belirten girişimlerin oranı yüzde 1,3, diğer nedenleri işaret edenlerin oranı ise yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Bu tablo, finansman dışındaki engellerin daha sınırlı kaldığını gösterdi.
TÜİK verileri Türkiye genelini kapsıyor ancak deprem sonrası yeniden yapılanmanın sürdüğü yerlerde özel sektör için ayrıca önem taşıyor. Kamu kaynaklarıyla yürüyen konut ve altyapı projeleri devam ederken, özel konut ve iş yeri yapımında kredi maliyeti, işletme sermayesi ve malzeme temini daha kritik hale geliyor.
Hatay’da konut satışları, ipotekli satışlar, yapı ruhsatları ve yapı kullanma izin belgeleri birlikte izlendiğinde, finansman baskısının sahadaki etkisi daha net görülebilecek. Özellikle küçük ve orta ölçekli müteahhitler ile taşeronlar açısından temmuz verileri dikkatle takip ediliyor.








